Amfori BSCI Nedir?

BSCI veya amfori BSCI, tüm sektörlerin tedarik zinciri süreçlerinde sosyal uygunluk performansının artırılmasını amaçlayan bir denetim yaklaşımıdır. Business Social Compliance Initiative (İş Sosyal Uygunluk Girişimi) adı altında 2003 yılında Dış Ticaret Birliği (FTA) tarafından başlatılan bir programdır. FTA, ismi daha sonra değiştirilerek 2018 yılından itibaren amfori olarak; BSCI da daha ziyade amfori BSCI olarak anılmaya başlamıştır. BSCI, günümüzde 46 ülkeden 2400’ten fazla tedarikçiyi, ithalatçıyı ve perakendeciyi bir araya getirme gücüne ulaşan bir birliktir.

BSCI, temelde Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) standartları, BM İnsan Hakları Sözleşmesi ve ulusal yasa ve yönetmeliklere dayanan bir denetim metodolojisi ile geliştirilmiştir. Ayrıca, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Çocuk Hakları ve İş İlkeleri, OECD Rehberi gibi kılavuzlar da bu metodolojinin temel ilkelerinden biri olmuştur. BSCI tedarikçi davranış kuralları da bu çerçevede hazırlanmıştır. Şirketler BSCI üyeliği ile beraber kendi kurumsal ortamlarında amfori BSCI’nın davranış kuralları hükümlerini kabul etmeyi ve bunları kurumsal politikalarında uygulamayı taahhüt etmektedir. Tedarikçilerden ayrıca alt yüklenicilerinin de bu davranış kurallarına uymasını sağlamaları beklenmektedir. Davranış kurallarına uyum, bağımsız denetim firmaları tarafından denetlenmektedir. BSCI denetimi sadece akredite kuruluşlar tarafından yapılmaktadır.

BSCI, özellikle çok uluslu şirketlerin küresel tedarik zinciri içerisinde; fabrikalarda, üretim tesislerinde, atölyelerde, ofislerde ve çiftliklerde sosyal sorumluluk uyumluluğunu gerçekleştirmesini destekleyen bir tedarik zinciri yönetim sistemidir. BSCI’nın kendisi bir denetleme şirketi veya sertifikasyon programı olmayıp şirketlerin, tedarikçilerinin çalışma koşullarını iyileştirmesinde aktif olarak rol almasını sağlayan etik denetim ilkelerinden oluşmaktadır. BSCI denetimi ile denetlenen bir şirket, sosyal uygunluk kriterlerine ve faaliyet gösterdiği ülkenin ve sektörün çalışma koşullarına ne denli uyum sağladığını bağımsız ve akredite denetleme şirketleri aracılığıyla belgeleyebilmektedir.

BSCI, tedarikçilerin sosyal ve çevresel performansının iyileştirilmesi konusunda etik, şeffaf, güvenilir ve bağımsız bir denetleme yaklaşımı ortaya koymaktadır. Amacı şirketlerin kurumsal sürdürülebilirlik çalışmalarına destek sunmak ve sürdürülebilirlik taahhütlerini güçlendirmektedir. Zira, tedarik zincirinde, BSCI denetiminden başarıyla geçen işletmeler bulunan bir şirket, bir bakıma kurumsal sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk ilkeleri doğrultusunda faaliyet gösterdiğini de ispatlamış olmaktadır.

BSCI Denetimi

BSCI denetimi, amfori BSCI tedarikçi davranış kuralları çerçevesinde yapılmaktadır. Bir şirket BSCI denetiminden başarıyla geçmek istiyorsa bu kuralları yerine getirmeli ve gelecekte de yine bu çizgide faaliyet göstereceğini taahhüt etmelidir. Zira, BSCI denetimi belirli periyotlarla sürekli olarak tekrarlanmaktadır. Tedarikçi denetimlerinde BSCI denetimi metodolojisini benimseyen şirketler, bu denetimlerden geçemeyen işletmelerle çalışmayı sonlandırma hakkını genelde saklı tutmaktadır. BSCI denetiminde tedarikçilerin şu konulara azami derecede önem gösterdiği kontrol edilmektedir:

  • Tedarikçiler çalışanlarına karşı hoşgörülü olmalı ve hiçbir neden ötürü aralarında ayrımcılık yapmamalıdır. Hiçbir çalışan ırk, din, dil, medeni durum, siyasi görüş, cinsiyet vb gibi faktörlerden ötürü poizitif veya negatif bir ayrımcılığa maruz kalamaz.
  • Çalışanlara örgütlenme hakkı tanınmalıdır. Bu bağlamda, çalışanlar istediği sendikaya üye olabilir, kendisi bir sendika kurabilir veya sendikal faaliyetlere katılabilir. İşçilerin ayrıca toplu iş sözleşmesi hakkı da bulunmalıdır.
  • Çalışanlara yapılan ücret ödemelerinde ulusal ve uluslararası standartlar, yasa ve yönetmelikler dikkate alınmalıdır. Her tedarikçi, çalışanlarına maaş öderken adil bir ücret politikası izlemelidir.
  • Çalışanlara güvenli bir çalışma ortamı ve çalışma koşulları tahsis edilmelidir. Tedarikçiler iş sağlığı ve güvenliği konusunda yerel, ulusal ve uluslararası düzenlemelere uyum sağlamalıdır.
  • Çocuk işçiliğinin her türlüsü yasaktır. Çalışma yaşı, ulusal ve uluslararası yasalar ve ILO’nun yasalarına göre belirlenmelidir.
  • İşçiler çalışmakta özgürdür. Yani, tedarikçilerin zorla veya kaçak işçi çalıştırma, kölelik vb gibi faaliyette bulunmasına asla müsaade edilemez.
  • Tedarikçilerin sosyal performansı kadar çevresel performansı da önemlidir. Her tedarikçi faaliyetlerini, çalışma koşullarını ve alanını çevreye uyumlu hale getirmelidir. BSCI denetimi yapan firmalar, bu konuda yerel, ulusal ve uluslararası standartları ve yasalarını referans alarak değerlendirme yapmaktadır.
  • İşçilerin çalışma saatlerinde de yine adil bir politika izlenmelidir. Ücreti ödenmeyen fazla mesailer asla kabul edilemez ve ücreti ödenmiş olsa dahi günlük ve haftalık belirli bir çalışma saatinin üzerine çıkılamaz.
  • BSCI denetiminin ayrıca etik boyutu da bulunmaktadır. İş yerlerinde yolsuzluk, rüşvet, dolandırıcılık vb gibi eylemlerin hiçbir türlüsüne müsaade edilmemektedir.
  • Çalışanlara daha işe girerlerken sosyal ve ekonomik konularda belirli güvenceler sağlanması gerekmektedir.
  • Eğer henüz yetişkin olmayan birisi istihdam edilecekse bu kişilerin sağlıklarını ve ahlaki değerlerini korumak işletme yönetiminin sorumluluğundadır. İşletmelerden bu gibi durumlar için özel bir koruma sağlanması beklenmektedir.

BSCI’nın Faydaları

BSCI denetimi ve denetim sonunda alınan BSCI Belgesi şirketlere doğrudan ve dolaylı olarak birçok fayda sağlamaktadır. Bunları şöyle özetleyebiliriz:

  • Kurumsal sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk yönetiminin iyileştirilmesi
  • Sektördeki rekabet gücünün artırılması
  • Kurumsal itibarın geliştirilmesi ve marka prestijinin artırılması
  • Çalışan bağlılığının ve müşteri memnuniyetinin artırılması
  • Sendikalar, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlarla olan ilişkilerin güçlendirilmesi
  • İş kazalarına karşı etkili ve uygun maliyetli önlemler alınması
  • Kalite, çevre, enerji, güvenlik ve sosyal sorumluluk gibi konularda kurulan yönetim sistemlerinin işlevselliğinin artırılması
  • İş süreçlerinde verimliliğin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi
  • Güçlü tedarikçi ilişkileri sayesinde ulusal ve uluslararası pazarda meydana gelen olumlu ve olumsuz gelişmelere karşı hızlı reaksiyon gösterilebilmesi